Olasılık Türleri: Edebiyatın Sonsuz Yolları Kelimelerin gücü, yalnızca anlatmak istediklerimizle sınırlı değildir; aynı zamanda bizim dünyayı nasıl gördüğümüzü, hissettiğimizi ve düşündüğümüzü de şekillendirir. Edebiyat, bazen bir kelimeyle başlayan, bazen bir cümleyle büyüyen, bazen ise bir anlatının içinde yolculuk yaparak bizi başka gerçekliklere taşıyan bir yolculuktur. Her bir metin, olasılıklarla örülmüş bir evrende var olur; farklı karakterler, mekanlar, zamanlar ve temalar birbirini izlerken, her okur kendi olasılığını yaratır. Olasılıklar, edebiyatın dokusuna işleyen bir yaşam gerçeği gibidir; her satırda, her paragrafta, her hikâyede bizi yönlendiren ve değişimlere uğratan bir kuvvet vardır. Peki, edebiyatın olasılıkları gerçekten nedir? Farklı metinlerde, türlerde, karakterlerde ve temalarda…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hazreti Yusuf İsrail Oğullarından Mı? Toplumsal Yapılar ve Bireysel Kimlikler Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Hikayelere, mitlere ve dinlere bakarken insanın toplumsal yapılarla nasıl şekillendiğini, bireysel kimliklerin toplumun normlarına ve güç dinamiklerine nasıl şekil verdiğini anlamak ilginç bir yolculuktur. Hazreti Yusuf’un hikayesi de hem bireysel bir dramayı hem de toplumsal ilişkileri, aile yapıları ve güç mücadelelerini içeriyor. Peki, Hazreti Yusuf gerçekten İsrail oğullarından mıydı? Ya da bu hikaye, bizi daha derin toplumsal sorulara mı itiyor? Birçok toplum, tarih boyunca belirli figürlere ve kişilere büyük anlamlar yüklemiştir. Hazreti Yusuf’un kimliği ve ait olduğu topluluk, sadece dini bir mesele olmanın ötesindedir. Bu soruya…
Yorum Bırak1 Dakikalık Konuşma ve Kelime Sayısının Tarihsel Perspektifi Geçmiş, her anı ve kelimesiyle geleceği şekillendirir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümler, bugün nasıl iletişim kurduğumuzu, ne kadar hızlı konuştuğumuzu ve hatta kelimelerin gücünü nasıl hissettiğimizi etkileyen dinamikleri yaratmıştır. Günümüzün hızla değişen dünyasında, bir dakikalık konuşma ile ulaşılabilecek kelime sayısı, teknoloji ve toplumsal değişimle birlikte önemli bir gösterge haline gelmiştir. Ancak bu sadece sayısal bir hesaplama değil, aynı zamanda insanlığın iletişimdeki evriminin bir yansımasıdır. Bu yazıda, 1 dakikalık konuşmanın tarihsel süreçte nasıl şekillendiğini ve zamanla nasıl değiştiğini inceleyeceğiz. Konuşmanın hızının arttığı, dilin gücünün daha fazla fark edildiği ve…
Yorum BırakMerak eden biri olarak bazen davranışlarımızın nasıl biçimlendiğini, kültürel imgelerin zihinlerimizde nasıl yer ettiğini düşünürüm. “Trabzon hayvanı ne?” sorusu ilk bakışta basit, mizahi bir sorgu gibi görünebilir. Ama bu sorunun peşine düşmek, insanların bilişsel kalıplarını, duygularını ve sosyal etkileşim süreçlerini anlamak için de bir fırsat sunar. Bu yazıda, Trabzon hayvanı kavramını psikolojik bir mercekten inceleyeceğiz; zihnimizde nasıl yer ettiğini, hangi bilişsel süreçlerle pekiştiğini ve sosyal bağlamda nasıl anlamlar kazandığını araştıracağız. Bilişsel Psikoloji: “Trabzon hayvanı” kavramı zihnimizde nasıl kodlanıyor? Bilişsel psikoloji, insanların bilgi işleme süreçlerine odaklanır. Bir kavram duyduğumuzda, beynimiz o kavramı önce tanımlar, sonra ilişkili anı ve çağrışımlarla örer. “Trabzon…
Yorum BırakHepimiz, hayatın belli kuralları ve yaptırımları içinde şekilleniyoruz. Trafikte ya da günlük yaşamda belirli kurallara uymadığımızda, karşılaştığımız cezalar ve yaptırımlar bazen hayatımızı etkileyen önemli dönüm noktaları oluşturur. “1 defa 100 ceza puanı dolunca ne olur?” sorusu, 2024 yılı itibariyle, Türkiye’deki trafik cezaları ve bunların toplumsal sonuçları bağlamında oldukça önemli bir konu. Ancak bu soru, sadece bir ceza sisteminin nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda tarihsel perspektiften bakıldığında, toplumların cezalandırma ve disiplin mekanizmalarının evrimini de gösterir. Geçmişteki cezalandırma yöntemlerinin, günümüzdeki sistemlerle nasıl paralellikler gösterdiğini ve toplumun adalet anlayışının nasıl değiştiğini incelemek, yalnızca yasalarla değil, sosyal yapılarla da ilişkili önemli…
Yorum BırakAll ne d? Farklı Yaklaşımlar ve Anlam Derinlikleri Hepimiz bir şekilde “All ne d?” sorusunu duymuşuzdur. Belki bir arkadaşımız sormuştur, belki de sokakta rastladığımız biri. Ama bu basit gibi görünen soru, aslında farklı bakış açılarıyla çok daha derin anlamlar taşır. O yüzden bugün, bu soruyu farklı açılardan ele alalım. Hem mühendislikten, hem de sosyal bilimlerden gelen bakış açılarıyla “All ne d?” sorusuna nasıl yaklaşılır, birlikte keşfedelim. İçimdeki Mühendis: Analitik Bir Bakış Açısı İçimdeki mühendis diyor ki: “Her şeyin bir anlamı vardır, her şey bir yere dayanır.” Eğer sadece bilimsel bir bakış açısı ile yaklaşacak olursam, “All ne d?” sorusuna çok…
Yorum BırakMobil Bankacılıktan Trafik Cezası Nasıl Ödenir? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Hayatımızda sürekli olarak seçimler yapıyoruz. Seçimler yaparken, genellikle sınırlı kaynaklar ve bu kaynakların sınırsız ihtiyaçlarla nasıl birleştirileceği konusunda karar veririz. Bir yanda zaman, diğer yanda maddi kaynaklar; her biri birbirinden değerli ve kısıtlı. Bu kadar çok seçenek ve kısıtlamalar varken, günlük hayatta basit bir işlem bile – örneğin mobil bankacılıktan trafik cezası ödemek – geniş bir ekonomik analiz alanı yaratabilir. Peki, bu tür bir işlem, ekonominin farklı dalları tarafından nasıl anlaşılır? Mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından bu durumu nasıl ele alabiliriz? Trafik cezalarının mobil bankacılık yoluyla ödenmesi, aslında çok…
Yorum Bırak1 Ay Tek Öğün Beslenerek Kaç Kilo Verilir? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Yazı, kelimelerin gücüyle şekillenir; anlatılar ise yaşamın kendisini yeniden kurgulayan, dönüştüren bir mekanizmadır. Edebiyat, sıradan bir olayı ya da günlük bir eylemi, tüm katmanlarıyla, farklı anlamlar ve sembollerle doldurur. Bugün, belki de çok daha yaygın hale gelen bir konuyu—tek öğün beslenmeyi—ele alacağız; ama yalnızca fiziksel bir süreç olarak değil, kelimelerin ve anlamların ışığında. Bir ay boyunca yalnızca bir öğünle beslenmek, belki de bir edebiyatçının en iyi bildiği türde bir metaforla örneklenebilir: Gerçekle yüzleşmek, varoluşsal bir sorgulamaya girmek ve belki de anlamın çok katmanlı yapısını keşfetmek. Birçok yazar, yediklerimiz ve…
Yorum Bırak13 Yaşındaki Kız Kaç Beden Sütyen Giyer? Şimdi, bu soru aslında öyle kolayca cevaplanabilecek bir şey değil. Çünkü günümüz dünyasında, bir kıza ya da herhangi birine, ne giymesi gerektiğini söylemek; hem oldukça kişisel hem de sosyal açıdan yanlıştır. Ama biz hep çok rahatız ya, hepimiz bir şekilde bu sorulara yanıt arıyoruz. Herkesin dilinde aynı şeyler: “13 yaşındaki kız kaç beden sütyen giyer?” Hadi, baştan söyleyeyim: Burada birkaç noktayı netleştirmek lazım. Beden, gerçekten bu kadar önemli mi? Ve kim karar veriyor? Önce şunu kabul edelim: Bedenin, bu kadar dışa vurumlu bir şekilde konuşulması, bir toplumun ne kadar ciddiyetle eleştiriyle beslendiğini gösteriyor.…
Yorum BırakGüç Nerede Konuşur? Minber Nerede Durur? Toplumsal düzen üzerine düşünen herkesin zihninde er ya da geç aynı soru belirir: Güç nerede konuşur, kim konuşur ve kimin adına konuşulur? Bazen bir kürsüde, bazen bir meydanda, bazen de bir metnin satır aralarında… Minber de tam bu soruların kesişim noktasında duran bir kavramdır. Hem fiziksel bir mekân hem de sembolik bir iktidar alanıdır. “Minber kimin eseri?” sorusu ilk bakışta edebî bir merak gibi görünse de, siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında çok daha derin bir tartışmanın kapısını aralar: Meşruiyet nasıl inşa edilir, ideoloji nasıl aktarılır, yurttaş hangi söylemle harekete geçirilir? Bu yazıda “Minber kimin eseri?”…
Yorum Bırak